Monşer, her şeyden önce mental dünya farklı!
Sağda kanaat duygusu ve sabır ön plandadır. Üstüne bir de lidere itaat kültürü eklenince işler çoğu zaman yolunda gider, monşer!
Senin gibi aktivizmi eylemden ibaret gören, liderine sandalye fırlatanı da alkışlayanı da sağda kolay kolay bulamazsın!
Hele sağ kesim bir gerilmişse liderini yalnız bırakmaz. Harmanını, işini gücünü bırakır; sandık başına gitmek için yola koyulur.
Sen ise tatilini bozup gelmezsin seçime! Nasıl olsa kazanamayacak diye düşünür, kendi kendini sandıktan uzaklaştırırsın.
Kazanamayız diyen, önce kendi inancını kaybeder, monşer!
Senin bu olumsuz enerjin çevrene yayılır, başkalarına da sirayet eder. Kamuoyu bunu hisseder. Sonra da dönüp neden kazanamadığımızı sorgularsın!
Bir de senin ve senin gibilerin dinî değerlerle dalga geçmesi yok mu?
İşte bütün bunlar üst üste gelince, seçmenin gönlüne giden kapı bir türlü açılmıyor!
Ama başarıyı sahiplenmeye gelince kimseye fırsat vermezsin. En önde sen olursun, kürsüyü kaparsın, ahkâmı kesersin! Tıpkı bugün yaptığın gibi…
Atadan dededen CHP'li olmakla övünme, monşer!
Mesele, kaç kuşaktır CHP'li olduğun değil; bu ülkenin insanını, değerlerini ve hassasiyetlerini ne kadar anlayabildiğindir.
Senin gibiler sağı anlamıyor. Daha da vahimi, sizin tutumlarınız yüzünden CHP, karşı mahallede “dinsiz CHP” algısıyla anılmaya devam ediyor.
İşte bu algıyı sarsmak için bir isim çıktı ortaya: Sayın Kemal Kılıçdaroğlu!
Millet İttifakı'yla, toplumun farklı kesimleriyle kurduğu ilişkiyle ve dinî hassasiyetleri gözeten söylemiyle bu yerleşik algıyı yıkabilecek bir yol açar gibi oldu.
Peki, ne yaptınız?
Yine bildiğinizi okudunuz!
Tam algıyı değiştirecekken, eski alışkanlıklarınıza yenildiniz!
Yazık ettiniz, kısacası!
Hâlâ köşe başlarını tutmuş, hâlâ aynı anlayışla siyaset yapıyorsunuz. Neyse, şekeriniz nedir, bir türlü anlayamadık! Bir bilebilsek…
Hançerin zehrini bala bulayıp sunmak da ayrı bir marifet doğrusu!
Ders almayanlara aynı kazığı tekrar tekrar atmak… Bu işi gerçekten iyi biliyorsun, monşer!
Hem de fazlasıyla iyi biliyorsun.
Ama senin bu maharetin yüzünden bize de kapılar kapanıyor!
Aferin sana!
Partiyi uçurumun kenarına getirip genel başkana yamaç paraşütü yaptırıyorsun!
Hiç değilse paraşütün pimini bozma diyeceğim ama onu da bozdun!
Şimdi soruyorum sana, muhterem:
Ne zaman uyanacaksın?
İş işten geçiyor!
Uyan artık!
Numan CENGİZ
İlahiyatçı Araştırmacı Yazar





